Ekstra | Karpal Tünel Sendromu Hakkında

 


Yaklaşık iki sene evvel (ve sanırım kış aylarına girerken ya da kış aylarında bilemiyorum) başladı. Tam tarihini hatırlamıyorum, ama o zamanlar uzaktan çevirmenlik yapıyordum. (İnşallah yakın zamanda tekrar başlayacağım çevirilere, ama bu sefer sağlık açısından daha bilinçli olacağım Allah'ın izniyle.) Gün ortasında imkanım kısıtlı olduğundan çevirilerimi sabah dörtte ulaştırmalarını rica ediyordum. (Evet, bir zamanlar sabah dörtte uyanırdım, hey gidi günler!) Çevirilerim genellikle öğle 12:00 sularında bitmiş olurdu, eğer fazladan iş almışsam öğleden sonraya sarkardı tabii. Sırf öğleden sonraya sarkmasın diye sabah saat dörtte uyanmaya azmetmiştim. (Gerçi bir müddet sonra uyanışlarım sabah saat beş, beş buçuğa doğru sarkmaya başladı ama olsun...) 


Kış aylarında olduğumu hatırlıyorum. Bir sabah yine dört sularında klavyemin başına geçmiştim. Ama bir şeyler ters gidiyordu. Sağ elimde şiddetli bir üşüme başlamıştı ki o günden önceki son birkaç gün bu üşümeyi ufaktan hissettiğime emindim. O sabah "üşüme hadisesi" pek ciddi bir boyut almıştı. Ve yine o sabah havada şiddetli bir soğuk vardı. Zaten imsak vaktine doğru hava epey soğur, bir de bunun kış ayını hayal edin ve bu vakitlerde kalkıp çıplak ellerimde klavye tuttuğumu, bir de bunu istisnasız hafta içi her gün yaptığımı... Başka bir işle uğraşmıyordum o zamanlar, sadece uzaktan çevirmenlik yapıyordum ki benim gibi bilgisayar delisi biri için klavye başına geçmek zor olmasa gerek diye düşünüyordum. Ama ellerimi klavye başında yanlış tutmuşum, spor da yapmıyordum o zamanlar; tabii bu durum hastalığıma yağ bal olacaktı. Siz siz olun masa başı işiniz varsa sporu ihmal etmeyin. Benim aklım başıma çok geç geldi, hastalık başa vurunca sağlığın bir nimet olduğunu hatırlıyor insan.


İlk başta önemsemedim bu üşümeyi. Ben zaten çok üşüyen bir insan olduğum için bunu da normal karşıladım. Ancak bir-iki gün sonra üşüme hissi omzuma, hatta boynuma kadar çıkmıştı. Hatta ve hatta üşümeden sonra üstüne bir de kaynama hissi oluşuyordu sağ kolumda. Yanlış duymadınız! Kolum aynı anda hem üşüyor hem de kaynıyordu! Ama çoğunlukla öyle bir acı içinde kıvranıyordum ki kolumun aşırı üşümekten dolayı kaynadığını sanıyordum ve onu sıcak sıcak havlulara sarıyordum. Çaresiz çeviriyi bıraktım ve şirketi arayıp (ya da yine mail attım bilemiyorum) durumu izah ettim. (Çeviriyi bırakmak istemediğim için) "ara verirsem bu hastalığın biiznillah geçeceğini" dile getirdim. Aynı zamanda internetten hastalığıma dair delil de araştırmaya çalışıyordum. Google amcaya "sağ el üşümesi" diye arattığım vakit karşıma "Karpal Tünel Sendromu" denen bir hastalık çıktı. Yazıyı dikkatle okuduğumda aynı semptomları taşıdığımı anladım.

 

Hemen hastaneden randevu aldım. İlk başta hangi bölümden randevu alacağımı bilemediğimden ortopediden randevu almıştım. Tahmin ettiğim gibi doktor beni başka bir bölüme yönlendirdi. Doktorun yönlendirdiği gibi çok geçmeden nörolojiden randevu alıp EMG testine girdim. Allah'tan testim normal çıkmıştı, ama sağ elim üşümeye ve ağrımaya devam ediyordu. Çok basit işlemleri bile (kapı açıp kapama, domates doğrama vs.) elim sızlayarak (ama daha çok üşüdüğünü hissederek) yapıyordum. Bunu doktora da söyledim, bende klavye hastalığı olduğunu ve halk arasında buna "sinir sıkışması" dendiğini söyledikten sonra beni fizik tedavi ve rehabilitasyon birimine yönlendirdi. Sağlığımın kıymetini anlamıştım, bunu tabii ki es geçmedim ve derhal fizik tedavi biriminden de randevu aldım. Orada bana (Allah'tan, iki elime birden) on seanslık bir "parafin tedavisi" uyguladılar. Bu tedavi beni pek rahatlatmıştı, bunun yanı sıra doktor bana -özellikle de sağ elim için- medikal bileklik kullanmamı salık vermişti. Özellikle de geceleri uyurken bunu kullanmam icap etti. Çünkü gece hem günün en soğuk anlarıydı hem de ben uyurken ellerimi sağa sola çevirdiğimden bileğimin dönme ve incinme riski çok oluyordu, bu yüzden de bileğimi sağlam tutmam gerekiyordu. Nitekim bu doktor doktor gezdiğim günlerde üşüme hissinin üzerine bir de bilek ağrısı eklenmişti.


Ancak fizik tedaviyi tamamladıktan bir süre sonra elimdeki ağrı hafiflemeye başladı. Ne var ki üşüme hissi (azalmış olmakla beraber) bir türlü tam olarak geçmemişti, bileklikten sonra eldiven kullanıyor, geri döndüğüm çeviri işini yaparken ve uyurken de medikal bilekliğimi takmayı ihmal etmiyordum. Ama bir süre sonra çeviri işini tamamen bırakmakta buldum çareyi. O zamanlar ücretli öğretmenliğe de başlamıştım ve yazı tahtasını kullanmam icap ediyordu. Eldivensiz sokağa çıkamıyor, iş yapamıyordum; hatta bazıları bu eldivenleri tarz niyetine taktım sanıyordu. Diğer elime de eldiven takmamın sebebi sağ elime yüklenmeyeyim diyerek bir ara her işi sol elime yüklememden sonra doğdu. Aynı acı sol elime de sıçramıştı çünkü.


Derslerde yazı tahtasını kullanmak durumunda olduğumdan bir süre sonra bu kez de boynumda şidddetli bir ağrı hissetmeye başladım. Sonradan araştırdığıma göre bu "Karpal Tünel Sendromu" ya bir süre sonra boyna çıkıyor ya da esasında boyundan gelen bir acıdan doğuyor. Velhasılıkelam bize ikinci bir fizik tedavi yolu göründü. MR falan çektirdim, Allah'tan boynumda şiddetli bir fıtık yoktu ama zedelenmeler vardı. Sağ omzuma ve boynuma fizik tedavi almaya başladım. Her gün için bana verilen egzersizleri de yerine getirmeye çalışıyordum. O günden bu güne belki toplam bir sene ya geçmiş ya geçmemiştir. Hala eldiven kullanıyorum, ellerimdeki üşüme eskisi kadar şiddetli olmamakla beraber; ellerimi aşırı yorduğum zamanlar üşüme artıyor, bazen de uyuşma hissi oluyor. 


Zaten bu sendrom hiçbir şekilde tamamen ortadan kalkmıyormuş. Bunu öğrendiğimden beri her gün spor yapmaya gayret ediyorum. İnşallah bu gayretim sönmez ve sebatla devam ederim. Bu yazıyı paylaşıyorum ki başkalarına ibret olsun. Benim gibi klavye aşıkları geç olmadan önlemini alsın ve ellerini doğru kullansın. Yoksa durum ameliyata kadar gidebilir Allah korusun!

4 yorum:

  1. Çağımızın hastalığı diye biliyorum. Dikkat etmek lâzım, hatırlatıcı bir yazı olmuş bu anlamda.
    Geçmiş olsun. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  2. useful post.... thank you for sharing.
    Have a wonderful day

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.