Sinema | Terminatör Filmlerinin Arka Planı, Popüler Filmlerde Din


Yaklaşık bir kaç ay önce elime filmlerin alt metinleri ile ilgili çok dikkatli bir şekilde hazırlanmış harika ötesi bir kitap geçti. Kitabın adı: Popüler Filmlerde Din. Yazarı: Bilal Yorulmaz. Başta Hollywood yapımları olmak üzere dünya çapında patlak veren yüksek puan almış filmlerin alt metinleri anlatılıyor kitapta. 

Yazar geniş bir kaynak listesinden yararlanmış, İlahiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra "Teknoloji Destekli Din Eğitiminin Öğrenci Başarısı ve Kalıcılığına Etkisi" adlı yüksek lisans çalışmasının ardından, doktorasını da Sinema ve Din üzerine yapmış. Onun Sinema ve Din Eğitimi adlı bu çalışması da bu kitabı satın almamın hemen ardından rafımdaki yerini almıştı.

Terminatör filmlerinin hepsini sırasıyla izledim. Filmlerin yapılış yılları ise sırasıyla: Terminator 1984, Terminator 2: Judgment Day - Mahşer Günü 1991, Terminator 3: Rise of the Machines - Makinelerin Yükselişi 2003, Terminator Salvation - Kurtuluş 2009, Terminator Genisys 2015 ve son olarak bir de 2019 yapımı olan bir film var o da Terminator: Dark Fate. (Film serisi zaten kader algısına sürekli o ya da bu şekilde gönderme yapıyordu, en sonunda ismi de bu oldu, şaşırmadım.) Türkiye gösterim tarihi olarak 1 Kasım 2019 işaretlenmiş, yani sizin anlayacağınız efsane bir yıl önce (aslında benim bu yazıyı hazırlamış olduğum zaman diliminde) geri döndü. Gerçi birazdan anlatacaklarımla o efsane deşifrelenmiş gibi olacak ama... Ve evet, normalde sürprizbozan pek bahsetmemeye çalıştığım bir şey ancak bu yazım spoiler kaynadığı için şimdiden alarm olsun ne derler spoiler alert sanırım ondan. (Eğer yanlış söylememişsem tabii.) Yani izleyecekler ve sürprizbozanla karşılaşmak istemeyenler için şimdiden uyarayım: Okuyacağınız yazıda ayrıntılı olarak Terminatör filmlerini ele alacak ve bir nevi filmlerin özeti kadar bilgi vermiş olacağım.

-Terminator 1984

İlk olarak 1984 yapımı, aynı zamanda Geleceğe Dönüş filminden bir yıl önce çekilen Terminatör filmi ile başlıyoruz. Tabii Türkçesi ile: Yokedici. Bu arada George Orwell'ın 1948'de yazıp bir yıl sonra yayımlatabildiği ve 1984 adındaki kitapla aynı tarihte film de olduğunu biliyoruz. Yani 1984 özel bir tarih demeden geçemeyeceğim.

Filmin (ve aslında bir nevi bütün terminatör filmlerinin) konusu şöyle:
Skynet adı verilen bir savunma sistemi ABD savunma bakanlığı tarafından devreye sokulur. Üstün bir yapar zekaya sahip olan Skynet bilinçlenir ve insanları kendisi için bir tehdit olarak görür. İnternet üzerinden bütün bilgisayar ve robotların kontrolünü ele geçirir. Nükleer füzeleri harekete geçirerek üç milyar insanın ölümüne sebep olur. Bundan sonra on yıllar sürecek bir insan-robot savaşı başlar. 

İnsanların önderliğini John Connor yapmaktadır ve insanlar savaşı kazanmak üzeredir. Bu nedenle Skynet son çare olarak geçmişe bir terminatör (yok edici) cyborg gönderir. Terminatör'ün görevi John Connor'ın annesi Sarah Connor'ı gençliğinde öldürmek, böylece John Connor'ın doğumunu engellemektir. Bu planı haber alan John Connor, teğmenlerinden biri olan Kyle Reese'i geçmişe gönderir. Reese'in görevi ise Sarah Connor'ı kurtarmak ve John Connor'ın doğumunu sağlamaktır. Terminatör ile girdikleri uzun mücadeleler sonucunda Reese görevini başarıyla tamamlar.

Biz hem birinci filmin hem de genel olarak ana kurgunun bazı gizlerini açığa çıkaralım. Yani alt metnini ortaya çıkaralım. Tabii ki bu bilgilendirmeleri Popüler Filmlerde Din kitabından direkt olarak aktaracağım. Film(ler)e dair bilinmesi gerekenler şu şekilde:

1-John Connor İsminin Altındaki Gizem: John Connor ve Jesus Christ (İsa-Mesih) isimlerinin baş harfleri aynı. Bazı yazarlar bundan dolayı John Connor'un Hz. İsa figürü olması özelliğini desteklemektedir.

2- John Connor İsa-Mesih Figürüdür: Filme göre John Connor insanlığın kurtarıcısıdır. Hıristiyan inancına göre de Hz. İsa insanlığın kurtarıcısıdır. Yine John Connor'ın Hz. İsa ile bir benzerliği de kendi âleminden bir babaya sahip olmadan dünyaya gelmesidir.

3-Kyle Reese Cebrail ya da Kutsal Ruh Figürüdür: Reese karakteri filmde, "Bize robotları metal yığınına çevirmeyi öğreten biri vardı: John Connor, senin doğmamış oğlun" diyerek Sarah'ya oğlunu müjdeliyor. Zaten filmde de gelecekten geçmişe gelerek Sarah ile birlikte oluyor ve onun John Connor'a hamile kalmasını sağlıyor. (Bu da bozulmuş Hıristiyanlık inancında Kutsal Ruh dedikleri varlığın bir nevi bu görevi gördüğüne inanılıyor tabii.)

4-Sarah Connor Hz. Meryem Figürüdür: Reese, Kutsal Ruh figürü olduğuna göre ve John Connor da mesih figürü olduğuna göre doğal olarak Sarah Connor'ın da Hz. Meryem figürü olması gerekiyor.

5-Film Teslis İnancına Değiniyor: Filme göre gelecekte Skynet ile savaşan John Connor Baba Tanrı'yı simgelerken; Reese vasıtasıyla doğan geçmişteki John Connor ise Oğul Tanrı'yı yani Hz. İsa'yı simgeliyor. Reese ise zaten Kustal Ruh'u sembolize ediyor. Bu üçlemenin yanı sıra ayrıca Baba ve Oğul Tanrı da aynı kişi de toplanmış oluyor.

6-Filmde İncil'e de Dikkat Çekiliyor: Terminatör'ün, Sarah Connor'ı arayışı sırasında öldürdüğü insanlar İncil'de geçen Beytlehem katliamını hatırlatmaktadır. İncil'e göre yıldızbilimciler, dönemin kralı Hirodes'e Yahudilerin Kralı'nın (Hz. İsa) doğacağını bildirmişler, Kral da bu doğumu engellemek için Beytlehem'de doğan birçok bebeği öldürtmüştür.

-Terminator 2: Judgement Day 1991

Mahşer Günü diye dilimize çevrilen bu filmde de ilk denemede başarısız olan Skynet yaklaşık on yıl sonra T-1000 model yeni bir terminatörü bu sefer John Connor'ı çocukluğunda öldürmek üzere geçmişe gönderir. İnsan direnişinin lideri John Connor da yeniden programladığı bir T-800 model terminatörü kendisini korumak üzere geçmişe yollar. (Bu arada serinin içinde benim en çok beğendiğim film bu... Sebebi belki de çocuk yaştayken izlediğim ilk Terminatör Filmi olmasında yatıyor...)

Belki de serinin bu filmini daha çok sevme nedenim; birinci filmde terminatörü canlandıran Arnold Schwarzenegger'i, T-800 model koruyucu bir makine olarak gördüğüm ilk film olmasıdır... Ayrıca film ilkine göre biraz daha heyecanlıydı sanki. İki robotun savaşı vardı daha çok. İyi ile kötünün savaşı gibi biraz da; tabii tüm bunlar Hıristiyanlık dinini yayma politikası aslında, misyonerliğin başka bir kolu olarak yine Hollywood kullanılıyor. 

Aslında takdir ettiğim şey hep bu kurgular oluyordu ilk başta ama alt metinlerini öğrendiğimde şok olmuştum. Sonra bu kez ikinci defa ve filmi alt metinlerini düşünerek izlerken buldum kendimi. Şimdi de ikinci filmde karşımıza ne gibi işaretler çıkıyor bakalım:

1-Babası Olmayan Hz. İsa'ya Gönderme: Bildiğimiz gibi John Connor, babasız dünyaya gelmişti. T-1000 model terminatör de John Connor'ın polis kayıtlarına ulaşıyor bu filmde. Kayıtlarda anne adı Sarah Connor olarak görünen John Connor'ın baba adı bilgisi yok. Onun yerine Unknown yani bilinmiyor ibaresi bulunuyor.

2- Kutsal Ruh Figürüne Gönderme: Birinci filmde Kyle Reese kutsal ruhtu. İkinci filmde bu figür tekrar karşımıza çıkmakta. Sarah Connor'ın akıl hastanesindeki hücresinde kendisine görünüyor ve John Connor'un tehlikede olduğunu ve kurtarılması gerektiğini söylüyor. Birinci filmde öldüğü halde ikinci filmde tekrar ortaya çıkması aşkın bir varlık olduğu ve Sarah'ya ilhamlar verdiği fikrine bir göndermedir.

3- Baba ve Oğul Tanrının Birliği Yorumuna Gönderme: Geçmişteki John Connor, kendisini kurtaran terminatöre "Seni kim gönderdi?" diye sorar. "Sen gönderdin." cevabını alır. Böylece Baba (Gelecekteki John Connor) ve Oğul (Geçmişteki genç John Connor) tanrının birliği alt metni pekiştirilir.

-Terminator 3: Rise of the Machines 1991

Sadece ertelediniz. Kıyamet kaçınılmazdır.
Cyberdyne şirketinin yok edilmesinin üzerinden on yıldan fazla bir süre geçmiştir. John Connor bu savaşın bittiğini düşünmekte fakat yanılmaktadır. Bu kez T-X model bir başka terminatörün Skynet tarafından geçmişe gönderildiğini görüyoruz. Yine eski model terminatörümüz John Connor'ı korumak üzere iş başındadır. Burada T-X'den kaçmaya çalışan John Connor gelecekteki eşi ve komutan yardımcısı ile karşılaşacaktır.

1-Kadere Gönderme: Filmde Sarah Connor'ın bank üzerine kazıdığı "No Fate(Kader Yok)" diye bir yazı var. Üçüncü film de zaten şöyle başlıyor: "Gelecek henüz yazılmadı. Kendi yaptıklarımızın dışında bir kader yok." Aşağı yukarı aynı ibare Sarah Connor'ın mezarında da yazıyor.

2-Kadere Bir Başka Gönderme: John, gelecekteki karısına "Skynet'i asla durduramayacaktık." der.  O ise "Bırakalım olacağına varsın." diye cevap verir. Bu da birinci maddedeki kader algısına ters düşmektedir.

-Terminator 4: Salvation 2009

2003 yılında idam mahkumu Marcus Wright, bedeninin Cyberdyne'in bilimsel araştırmalarında kullanılmasını kabul eder. 2018 yılında ise insan-robot karışımı bir hal alan Marcur uyandırılır ve insanların arasına sızmak üzere Skynet tarafından görevlendirilir. Marcus'un kendi durumundan haberi yoktur.John Connor'la tanıştıktan sonra kendisini ona adayan Marcus'un robot olduğu da bir süre sonra anlaşılacaktır, ne var ki Marcus kendisini insan gibi hisseder ve John Connor'a yardım eder.

Bu filmin senarist ve yönetmeni daha farklı. Ama bu büyüyü pek de bozmamış. Hatta yönetmen film çekimlerinde İsa'dan esinlendiğini kendisi de ifade etmiş.

1-İsimdeki anlam: Birinci filmin adı Kıyamet Günü'ydü. Bu filmin adı ise: Kurtuluş. Seride açıkça bazı dini kavramların kullanıldığı da görülüyor.

2-İkinci Mesih Figürü: Bu filmde Marcus Wright ikinci bir Mesih Figürü olarak ortaya çıkıyor. Bu sahnede de görüldüğü gibi bir Çarmıh pozisyonunda idam edilmiş halde. (Şimdi diyeceksiniz idam edildiği halde niye yaşıyor, aslında yukarıda spoiler verdim bu konu ile ilgili.)

-Terminator 4&5: Genisys & Dark Fate

Bu filmlerden de Genisys'i izledim, henüz Dark Fate'i izlemedim. Genisys ve Salvation dahil, kurgu genel olarak aynı temel üzerinde... Oyuncular sürekli değişmiş olsa da mantık aynı. Dark Fate'in de serüveni genel olarak aynı tuttuğunu tahmin ediyorum, ama yine de filmi merak ettiğim için izlemeyi düşünüyorum.

Bunların dışında Sarah Connor Günlükleri adında 2008 yapımı (2 sezon süren) bir de dizi mevcut. Buradaki John Connor figürünün insanlığın Mesihi olduğuna gönderme daha açıkça yapılmış. Savaşçı Sarah Connor rolü daha çok ön planda; sekiz sezon süren Taht Oyunları'ndaki rolüne rağmen Lena Headey'i daha çok bu rolüyle hatırlamam da biraz ironik gibi.

2 yorum:

  1. Güzel anlatmışsın. Birçok film için böyle arka plan yazılabilir. Sinema özellikle mitolojilere gönderme yapmayı sever. Yunan mitolojisi son zamanlarda da iskandinav mitoloji çok popüler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için teşekkürler:)
      Mitoloji deyince aklıma Percy Jakson serisi geliyor... Çocuk ve gençlik kitapları olsa da okumayı seviyorum.
      İnşallah Türk Mitolojisi ile ilgili de bir yazı kaleme almak nasip olur:)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.